• napolyon_sensey
    Kayitli Üye




    Kayıt: 31-08-2008
    Yaş: 27
    Mesajlar: 99
    Takımı: Manisaspor
    • Tarihi:


      Bayburt şehrinin adı; eski Kafkas dillerden birini konuşan Urartu/Khaldiler'in bölgeye egemen olduğu dönemlerde, Khalt(Halti) halkı arasına gerçekleşen Hint-Avrupa dilli Mitanni göçmenlerinin sızmaları sonucunda verilmiştir.
      Khaltlar'ın arasına yerleşmek üzere bölgeye gelen grupların verdiği söyleniş şekliyle Bagbartu sözcüğü Mitannice'den gelmektedir.
      Bayburt tarihinin bilinen geçmişi Anadolu'nun köklü kavimlerinden Azzi ve Hayasalar'la başlar. Onu Hatti, Hitit ve Urartu izler.
      Günümüzde dahi; Karadeniz halkı, sahil boyunda yerleşenlerine(tamamen olmasa bile) Laz, iç ve dağlık kesimlerde yerleşenlerine Halt demektedir. Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinde Yusufeli ile Şebinkarahisar arasında ki dağlık hat boyunca uzanan bölge; Urartu'nun Baş Tanrı'sı olan Khalt'ın izinden gidenlerin yurdu anlamına Khaldia olarak tarih boyunca adlandırılmıştır.
      Bölge MÖ.VII.yy.'da ilkin Kimmer, ardından İskit akınlarına uğrar. Urartu yıkılır ve bölgeye gelen Kraliyet İskitler'i o döneme göre Anadolu'nun en büyük kenti olan Gymnias'ı kurarlar. Gymnias kentinin bugün kü Bayburt ilinin sınırları içinde ve kuzeyinde olduğu tahmin edilmektedir.
      Konuyla ilgili olarak daha detaylı bilgi için Anabasis'in "Onbinlerin dönüşü" adlı kitabına bakılabilir.
      İskit egemenliği Ortadoğu'da sona erdikten sonra, bir dönem Ermeni ve daha sonra bölgemizin ünlü tarihçisi Mahmut Goloğlu'nun deyişiyle "Anadolu'nun ilk milli devleti:Pontos" devleti sınırları içinde kalan Bayburt, Pontos devletinin Helen etkisiyle kimlik değiştirmesi ve ardından da Pontos'un Roma tarafından yıkılmasıyla yeni bir döneme geçmiştir.





      Güzel yerleri:


      <span>Bayburt Kal</span><span style="font-size: x-small; font-weight: normal; float: none; margin-left: 0px;"></span>
      Şehrin kuzeyindeki yalçın kayalar üzerinde inşa edilmiş olan Kalenin ilk defa kimler tarafından yapıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Bagrat Sülalesi (885-1044) zamanında varlığından söz edilen Kalenin çok daha önce miladın ilk yüzyıllarında mahalli prens ve krallıkların mücadelesine konu olduğu anlaşılmaktadır.
      Kale Türklerin eline geçmeden önce; Roma, Ermeni, Bizans, Arap ve Komnenos hakimiyetinde kalmıştır. Zengin bir tarihe sahip olan kalenin birçok defa onarım gördüğü duvarlarındaki farklı inşaat ve tarih kaynaklarından anlaşılmaktadır.
      Halk arasında Çinimaçin Kalesi de denilen Kale, dede Korkut hikâyelerinden "Kam Büre Oğlu Bamsı Beyrek Boyunu Beyan Eder" adını taşıyan hikâyede Beyrek'in (Bey Böyrek veya Bamsı Beyrek) fethedip ün kazanmak üzere yola çıktığı kaledir.





      <span>Dede Korkut Türbesi</span> <span style="font-size: x-small; font-weight: normal; float: none; margin-left: 0px;"> </span>


      İlin güney doğusunda merkeze 39 km mesafedeki Masat Köyü yakınında bulunan, yapılış şekli ve mimarisi ile çok eskilere dayandığı anlaşılan ve halk arasında Ali Baba diye geçen türbenin, Dede Korkut'a ait olduğu Şair Orhan Şaik Gökyay tarafından ortaya konulmuştur. Ali Baba veya Büyük Baba adıyla anılan türbeyi inceleyen Gökyay 1986 baskılı "Dede Korkut Hikayeleri" adlı kitabında türbenin resimlerini de vererek Dede Korkut'a ait olduğunu ifade etmiştir. Türbe üzerinde eski Türkçe ile 718 tarihi okunmaktadır.
      Her yıl Temmuz ayının 3. haftasında uluslararası düzeyde dede Korkut Kültür ve Sanat Şöleni düzenlenmekte, şölen esnasında ilde Dede Korkut'la ilgili sempozyum, sergi, şiir gibi dallarda faaliyetler yapılmaktadır.


      <span>Sünür Kutlu Bey Camii</span> <span style="font-size: x-small; font-weight: normal; float: none; margin-left: 0px;"> </span>


      Akkoyunluların kurucusu Turali bey oğlu Fahrettin Kutlu Bey tarafından yaptırılan caminin kapısı üzerindeki kitabeden 1538 yılında onarıldığı anlaşılmaktadır. Minaresi ise 1616 tarihi taşıyan tarihi bir kitabeye sahiptir. İran Şahı Tahmasp'ın işgali sırasında tahrip edilmiş ve bu olay kapı üzerindeki kitabede yer almaktadır. Kanuni döneminde 1538 yılında onarım görmüştür.....


      <span>Aydıntepe Yeraltı Şehri</span> <span style="font-size: x-small; font-weight: normal; float: none; margin-left: 0px;"> </span>


      Aydıntepe ilçesinde yer alan kent, tüf içerisinde, yüzeyden 2-2,5 metre derinde, başka yapı malzemesi kullanılmadan ana kayaya oyulmuş galeriler, tonozlu odalar ve bu odaların açıldığı daha geniş mekanlardan oluşmaktadır. Yaklaşık bir metre genişliğinde ve 2-2,5 metre yüksekliğinde tonoz örtülü galeriler yer yer her iki yanda genişlemektedir. 3-8 metrekareye yakın planlı odalar bu mekana açılmaktadır. Gözetleme mekanlarının oluşturduğu havalandırma amaçlı konik biçimdeki deliklerin galeri odaların aydınlatılması amacıyla duvarlara oyukların açıldığı görülmektedir.
      Bunun tarihi Halde şehrine ait olduğu söylendiği gibi, geç Roma veya erken Hıristiyanlık devirlerine ait olabileceği de söylenmektedir. bunların yanı sıra aydıntepe ilçesine bağlı GÜMÜŞDAMLA köyünde bulunan ve bu zamana kadar korunan sarkıç köprü ihtişamını kaybetmemiştir.
      <span>Sarıkayalar Şelaleleri</span> <span style="font-size: x-small; font-weight: normal; float: none; margin-left: 0px;"> </span>
      Bayburt -Erzurum karayolunun 6km'sinden ayrılarak 16km daha yol aldıktan sonra ulaşılan Sarıkayalar şelaleleri, ilin merkez Sarıkayalar köyünün girişinde ve köy içinde olmak üzere iki tanedir. Yaz aylarında çevreleri mesire yeri olarak kullanılan her iki şelalede görülmeye değer doğal güzelliklere sahiptir.


      <span>Mağaralar</span> <span style="font-size: x-small; font-weight: normal; float: none; margin-left: 0px;"> </span>


      Çimağıl Mağarası: İl merkezine 36 km mesafedeki Çimağıl köyünün Taşındibi mahallesindedir. Mahalleden sonra yaya olarak yaklaşık bir saatte ulaşılabilen mağara, 600 metre uzunluğunda ve 11 bölümden oluşmaktadır. Tavan yüksekliği yer yer 30 metreyi bulmakta, güzel sarkıt ve dikitlerin yanı sıra mağarada yer yer su birikintileri de vardır.
      Helva Köyü Buz Mağarası:Helva Köyünde yer almaktadır. İl merkezinden 33 km mesafede, hemen köyün yamacında yer alan mağaranın içinde Buzdan oluşmuş sarkıt ve dikitler bulunmaktadır.BUZ MAĞARASI görenleri hayrete düşürecek cinsten. Hava sıcaklıklarının yüksekliğine rağmen içerisine girenleri soğuk kış aylarına götüren mağara; buzdan sarkıt, dikitleriyle ve kalın buz tabakasıyla da ziyaretçilerini büyüleyen bir görünüme sahip.
      Geniş bir giriş kapısının olmasına rağmen doğal olan buzlarında erimenin görülmediği mağarayı yöre halkı, teknoloji öncesinde soğuk hava deposu olarak kullanmıştır.



      Not:


      Bayburt yiğidin harman olduğu yerdir. (Atasözü)


      GERÇEK TÜRKÇE KONUŞULUR...







      ________________________
      MUTLULUKLAR SEVGİ İSTER İLGİ İSTER YÜREK İSTER...

      MANİSASPOR 1965 DEN BERİ AŞK I-MANİSA


      www.manisasporluyuz.com
  • Reklam
  •  


ANA SAYFA - FIFA - PES-WE - FM-CM - LİG - SPOR - DOSYALAR - FORUM - GALERİ - YARDIM >

Copyright ©2001-2019 SoccerCenter.Net - E-mail: info@soccercenter.net

Barındırma: hosting